KENDİMLE TANIŞIYORUM 16
Ben kendimi gözlemler ve duygularımı anlamaya çalışır-ken daha derinde bir sesin bana seslendiğini duydum. Bana yapmam gerekenleri, doğru yolu gösteren, benim kendim olmamı hatta bana bir çok şey öğretecek bir sesti bu. Kendimle yüzleşme cesareti veren benim yanlışlarımı çok ince bir şekilde beni kırmadan ve motivasyonumu bozmadan hayatın içindeki güzellikleri bana gösteren bu ses her zaman pozitif olmamı sağlıyordu. Daha doğrusu pozitif olmamı sağlıyacak yolu gösteriyordu. Bu çok da kolay bir şey değildi. Çünkü her defasında bir sürü yapmam gereken işler oluyordu. Belki her insan gibi iyi-kötü taraf diye ayırt ettiğimiz yanlarımızın sesi bu. Belki melek-şeytan. Belki sap lop-sol lop. Belki beynin çalışmasındaki ilk hareketin kıvılcımı evet-hayır. Belki psikolojik bir durum. Belki bir hastalık. Bilemiyorum. Ancak bu ses uzun yıllardır var. Ben kendimi takip ederken elimdeki kağıt kalemle notlar almaya başladım.
Bu aslında bir çok insanın fark edipte dillendiremediği bir
yönümüz olabilir. Aslında bir karar aşamasına geldiğimde hep bir ikilem yaşarım. Bu ikilemde karar almakta zorlanırım. Onu mu yapayım bunu mu? Hangisi en doğrusu? Hangisi herkesin hayrına olur? Tabii bir taraftan şunları da duyuyordum. Boş ver gitsin. Sana mı kaldı. Sen mi kurtaracaksın dünyayı. Geç dalganı. Hayat üzülmeye değmez. Şimdiye kadar uğraştında ne oldu. Herkeste var niye sende olmasın. Keriz misin? Uyanık ol. Bu senin hakkın olsa da
salla gitsin.
Bu karışıklığı yakalamam çok uzun zaman aldı. Hatta bir çok insanın çocuk yaşlarda fark edip bilinçli yada bilinçsiz bir şekilde üstesinden geldiği bu durum bende karışıklıklara sebep oldu.
Genç yaşlarında bununla karşılaşanlar ise bunalımın eşiğinden dönmüşler ve çok daha dengeli hareketler de bulunmuşlar.
İnsan çok karmaşık bir varlık. Değişken ve durağan olmayan duygularla birden hareket edip sonra bir takım pişmanlık-larla kendini yıpratma potansiyeline sahip. Bu potansiyellerle diğer insanlarla sürekli ilişki halinde. Belkide insan ilişkileri bu yüzden çok hassas. Bunları fark edipte pişmanlık duyacağın bir şeyin peşinden gitmenin anlamı yok gibi geliyor bana.
HAYATINIZ BOYUNCA KENDİNİZE EN DOĞRU SORUYU SORMANIZ DİLEĞİYLE, HOŞÇAKALIN.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder